ÇİNLİ AMİRALİN HAC RÜYASI

Kolombo’dan 50 yıl önce Amerika kıtasına ulaşan, Endonezya’da  İslam’ın yayılmasında büyük emeği olan Çin tarihinin en büyük Amirali Zheng Hİ,  317 yelkenlisi ve 30 bin kişilik mürettebatıyla hac vazifesini gerçekleştirdi.Çocukluğundan beri dedelerinden dinlediği ve rüyalarını süsleyen hac-umre vazifesini ifa etmek o'nun için bütün keşiflerinden daha kıymetliydi. 
06.11.2015
ÇİNLİ AMİRAL ‘İN HAC RÜYASI

Kolombo’dan 50 yıl önce Amerika kıtasına ulaşan, Endonezya’da İslam’ın yayılmasında büyük emeği olan Çin tarihinin en büyük Amirali Zheng Hİ,  317 yelkenlisi ve 30 bin kişilik mürettebatıyla hac vazifesini gerçekleştirdi. Cidde limanı Çin flamalı, kuğular gibi süzülen muhteşem yelkenliler ile süslendi. Çocukluğundan beri dedelerinden dinlediği ve rüyalarını süsleyen hac-umre vazifesini ifa etmek o'nun için bütün keşiflerinden daha kıymetliydi.

Zheng He kimdir?

1371 yılında Yunnan eyaletinde doğdu, asıl adı Ma He idi. Babası ve dedesi Moğol Yuan Hanedanının müslüman liderlerindendi. Ming hanedanı hükümdarlığı ele geçirince, Ma He, İmparatorun oğullarından  Prens Zhu Di’ye köle olarak verildi. Ma He, prensin hizmetinde başarı kazanıp, kısa bir sürede güvenini sağlayınca, en yakın danışmanı oldu. Prens, Ma He’nin ismini Zheng He olarak değiştirerek toplum içerisinde onurlandırıp, saygı kazanmasını sağladı, kendisi de Çin İmparatoru oldu ve Zheng He’yi ticaret filosunun komutanlığına atadı.

 

Hac Yolculuğu

15.asrın ilk çeyreği. Osmanlı Devleti’nin Timur gailesi sebebiyle ayağının sürçtüğü Fetret Dönemi ile İkinci Sultan Murad Dönemi arası bir zaman dilimi. Mütevazı Cidde limanı açıkları belki de o zamana kadar hiç görmediği derecede kalabalık bir filoyu ağırlıyor.

317 civarında yelkenli, yaklaşık 30 bin kişilik mürettebatıyla deniz yüzeyini baştanbaşa kaplamış… Sahile koşuşturanlar; Çin flamalı, kuğular gibi süzülen muhteşem yelkenlilerin dalgalandırdığı denizi ve bu harikulade manzarayı seyrediyor.

Çin tarihi kayıtlarına göre, amiral gemisinden uzun boylu, iri cüsseli, keskin yüz hatlarına, uzun ve sarkık kulak memelerine sahip, kaplan gibi çevik ve hızlı, gür sesli,sevimli ve nüktedan bir insan, cesur bir asker olarak nitelendirilen resmi üniformalı bir şahıs iniyor. İmparatoru ona Zheng He ve “Batı Denizlerinin Amirali” ünvanını vermiş. Her ne kadar Çin donanmasının şanlı bir amirali ve bu dev filonun kumandanı ise de, aslen Çinli değildir.

Amiral, çocukluğu boyunca dedesiyle babasının mukaddes hac yolculuklarıyla ilgili hatıralarını dinleyerek büyümüştür.İşte şimdi sıra ondadır. Hayatının rüyası gerçekleşmek üzeredir. O, artık dünyanın en mutlu insanlarından birisidir. Hac vazifesini yerine getirdikten sonra Hz. Peygamber (s.a.v.)’i, şehrinde, yani Medine’de ziyaret eder. Ve geldiği gibi gider.

Göreve Gelişi ve Seferleri

Çinliler 14. yüzyılda Moğolları ülkeden atıp Ming Hanedanlığını (1368-1644) kurduklarında, çok etkin bir deniz filosuna ve geniş bir ticaret ağına sahip oldular. Ming dönemi zirvesine, savaşçı Prens Zhu Di’nin 1402’de tahtı bir darbeyle ele geçirmesinden sonra ulaştı. İmparator Zhu Di tercihini, zenginliği ve büyümeyi ticarette gören hadımlardan yana kullandı ve isyan ettiğinde sağ kolu olan müslüman hadım Zheng He’yi ticaret filosunun komutanlığına atadı. Çin seddinin devamı gibi büyük inşaat projelerini finanse etti ve mucitliği destekledi. Bir değişim havası yaratmak için başkenti Nanjing’den Pekin’e taşıdı ve yasak şehri kurdu. Ülkedeki tüm bilgi birikimini toparlamak için 11,000 ciltlik bir ansiklopedi hazırlattı. Devasa bir donanma yapılması için emir verdi. 

 

Kaşif Amiral Zheng He (1371–1433), dev boyuttaki  gemileriyle birlikte Malezya’daki bir tapınakta resmedilmiş.

Zheng He ticaret filosu komutanlığına atandıktan sonra hayallerini gerçekleştirmek için ülkenin en iyi 20,000 zanaatkarına yalnızca gemiler değil, onları inşa edecek kuru havuzları da hazırlattı. Avrupalıların 1495 yılına kadar kullanmadıkları kuru havuzları Çin 600 yıldır kullanıyordu. Gemi denize indirilmeye hazır hale gelince havuz su ile dolduruluyor ve geminin yüzerek Yangzi Nehri’ne indirilmesi sağlanıyordu.  

Günümüzden altı yüzyıl önce güçlü Çin ticaret filosu Çin denizini geçti, Hint Okyanusu’nda Seylan adasında, Arabistan yarımadasında ve Doğu Afrika kıyılarında ticaret yaptı. Ticaret filosu, Junk adı verilen dokuz dev boyuttaki yelkenli hazine gemisi ve onlara eşlik eden düzinelerce malzeme gemisi, su tankerleri, erzak gemileri, askerleri ve atları taşıyan gemiler ve filoyu koruyan Fuchuan savaş gemilerinden oluşuyordu.  Filo da 28,000 denizci ve asker görev alıyordu. Gemilerin en büyüğünün 122 metre uzunlukta, 46 metre genişlikte olduğu söyleniyor. 87 yıl sonra Atlas Okyanusunu aşıp Amerikayı keşfeden Kolomb’un en büyük gemisi Santa Maria, 90 kişilik mürettebatı, 17 metre uzunluğu ve 9 metre genişliğiyle bunların yanıda kayık irisi gibi kalacaktı. Gemilerin geniş omurgası onaltı su geçirmez bölme perdesi içeriyordu. Su geçirmez bölme kullanımı 19. yüzyıla kadar Avrupa gemiciliğinde görülmedi. Hazine gemilerinin 3,600 ton eşya taşıma kapasitesi vardı. Yelken direklerinin sayısı dokuzu bulabiliyordu. Avrupa’lı gemilerin aksine rüzgarı arkadan almadan da ilerleyebiliyordu. Çin donanmasının bir başka benzersiz özelliği tamamen kendi kendine yetebilmesiydi. Tanker gemiler çok ihtiyaç duyulan suyu temin ediyor, büyükbaş hayvanların beslendiği gemiler müretebatın et ihtiyacını karşılıyordu. O döneme kadar uzun gemi yolculuklarının en önemli sounlarından biri kuru gıda ile beslenen tayfaların C vitamini eksikliğinden iskorbüt(diş eti çekilmesi) hastalığına yakalanmasıydı. Bu soruna çözüm olarak erzak gemilerinin bazılarında soya fasülyesi yetiştiriliyordu. Soya hem C vitamini açısından zengin hem de küçük bir alanda çok miktarda yetiştirilebiliniyordu. Bu soruna Avrupa 350 yıl daha, kaptan Cook’un seyahatlerine kadar, çözüm bulamayacaktı.

 

Çinlilerin devasa gemisi Junk ve Kolomb’un gemisi Santa Maria karşılaştırılabilir ölçeklerde modellenmiş.

Deniz aşırı seyahatler için inşa edilen 120 metre uzunluğundaki gemiler dünyada ahşaptan yapılmış en büyük gemilerdi. Zheng He’nin 1404’deki ilk seyahati için Nanjing limanında 317 gemi toplanmıştı. Gemiler çok katlı büyük evler gibiydi. Bu boyutta ahşap gemilere ancak Viktorya dönemi İngiltere’sinde yaklaşıldı. Ama İngiliz gemilerinde sık sık yapısal sorunlar çıktı ve gövdesini sağlamlaştırmak için demir çubuklarla desteklenmek zorunda kalındı. Çin kaynaklarında ise gemi gövdelerinde demir destek kullanıldığına dair hiçbir bilgi yoktur.


Zheng He’nin Hint Okyanusu seferlerinin güzergahı

 1962 yılında Nanjing’de Ming tersanelerinden birinde yapılan kazılarda 11 metre uzunluğunda gemi iskeleti ahşabına rastlandı. Yapılan tersine mühendislikle bu uzunlukta bir yapı elemanı olan bir geminin boyunun yaklaşık 152 metre olabileceği ortaya çıktı. 1973 yılında yapılan başka bir kazıda ise 1270 tarihinde batmış bir gemi enkazı incelendi. Batık geminin 13 su geçirmez bölmesinin olduğu ve bu bölmelerde çoğu Doğu Afrika’dan getirilmekte olan egzotik baharatlar, istridye kabukları ve güzel kokulu ağaçlar bulunduğu görüldü.

 

Song Hanedanlığı sırasında icat edilmiş manyetik pusulayı, ilk kez büyük denizci Zheng He, Hint Okyanusu’nda denizde ilerleyebilmek için kullandı.

 

Su geçirmez bölmeleri ve etkin dört kenarlı yelken teknolojisiyle rüzgara karşı seyretme becerisi de geliştirmiş Çinliler, gemi teknolojisinde ilerleyen yüzyıllarda da batının önünde oldular. Yelkenlerini aralarına yerleştirdikleri esnek ağaçlar ile pançur gibi hızla toplayıp açabiliyorlardı.

 

İSLAMIN YAYILMASINDAKİ ETKİLERİ
Zhenge He müslüman olduğu için gittiği yerlede İslam’ın tanınmasında da öncülük etmiş ve bölge sakinlerinin kalplerini feth etmiş bir amiraldi.

Endonezya’nın dini lideri ve İslam Alimi Hamka (1908 – 1981) şöyle diyor; Endonezya’da İslam bugün bu kadar yayılmış ve tanınıyorsa Amiral Zheng He sayesinde olmuştur. Onun mürettabatının çoğu Müslümandı ve imar işlerinde Müslümanlar çok çalıştı. Camiler yaptılar, depolar yaptılar, ambarlar kurdular.”

Endonezyalı bilim adamı Slamet Muljana’da Zheng He’nin Endonezya kıyılarına çıkarak halka İslamı anlattığını ve hizmetlerde bulunarak onların kaplerini kazandığını yazar, İslam’ın ve Çince’nin yayılmasında büyük emeği geçtiğini vurgular.

Çinli tarihçi Li Ton Cai, kitabında 'Endonezya - Efsaneler ve Gerçekler' de şöyle yazar: "1430 yılında, Zheng He başarıyla Huiler arasında İslam'ın temellerini kurmuş. 1434 yılında ölümünden sonra, Hacı Yan Ying Yu arkasındaki güç oldu Çinli Müslüman topluluklar İslam büyümüştür.”

İmparatorum ölümünden sonra deniz seferleri sekteye uğraması ile Amiral Zheng He İslamı yaymaya başladığı topraklara gidemez olmuş ve Zheng He’nin ölümünden sonrada bu toprakların İslamla olan bağlantısı tamamen kopmuş oldu. He’nin denizlerde olduğu yıllarda Çin denizlerine girmeye cesaret edemeyen İspanyollar ve Hollandalılar buralara musallat oldu ve halkın arasında İslamın yayılmasına darbe vurdular.

He tarafından yaptırılan pek çok cami zamanla ya yıkılmış yada budist tapınağına ve kiliselere çevrilmiş.

Zheng He, yaptığı deniz seferlerini ve bilgilerini yazmış daha sonraları bunlar kitaplaştırılmıştır yazdığı bazı eserler şimdi farklı ülkelerde müzelerde sergilenmekte. 1433’de yedinci seyahatinin sonuna doğru 62 yaşındaki Zheng He öldü ve cesedi aşığı olduğu deniz ile kucaklaştı.

.

He bir deniz adamı olduğu için öldüğünde cenazesi toprağa değil denize gömülmüştür ama yinede onun anısına yapılmış bir anıt mezar mevcuttur. Mezarının baş ucunda Çince ve Arapça olarak “Allah büyüktür” yazar

 

ZHENG HE AMERİKA’YA COLOMB’DAN ÖNCE GİTTİ

1763 yılında bulunan bir haritada Zheng He’nin arması vardı ve işin ilginç yanı harita da Amerika’da çizilmişti. Harita şuan inceleme altında olmasına rağmen Zheng He’nin Amerika’ya gittiği ve kıyılarına çıktığı tahmin ediliyor. Hatta Avusturalya’da da bulunduğu kabul edilmekte.

1418 yılında çizildiği var sayılan haritada ki A-me-ri-ca (今名北亞墨利加) yazısı ise haritanın daha sonra tekrar elden geçtiğini gösteriyor

1421 adlı eserinde tarihçi Gavin Menzies Antillerin haritada gösterilmesinin bu bölgenin Kristof Kolomb’dan önce Çinli Amiral Zheng He komutasındaki donanma tarafından keşfedildiğini iddia eder.

Zheng He’nin Amerika’ya gittiğinin bazı delilerinin ise kıtaya ayak basan ilk Avrupalıların bazı yerli kabilelerinin elide eskimiş ipeğe ve Çin paralarına rastlamış olmaları gösterilmektedir. Amerika kıyılarını gezen bazı kaşifler ise küçük bir kaç kıyı köyünde Çince olarak “Hoş geldiniz ve Selamunaleykum” şeklinde karşılandıklarını söylemiş olmalarını göstermektedir.

Avrupalı bazı keşif öncülerinin küçük ada topluluklarında ki yerlilerden kendilerine “selamunaleykum” diyenleri acımasızca katlettiklerini yazdıkları tarihte geçen bir acı gerçek olarak önümüzde duruyor.

Çin Kültürüne Katkıları

1414 yılında Çin İmparatoru, incileri ve değerli taşlarıyla meşhur Basra körfezi girişinde İran’a bağlı Hürmüz adasına gidilmesini istedi. Zgeng He dönüşte İmparatora bir çift zürafa getirdi. Zürafalar Nanjing’e geldiğinde imparatorun danışmanları, ilk kez gördükleri zürafayı bir çift boynuzlarına rağmen fevkalade barış ve zenginliğin sembolü olan efsanevi tek boynuzlu at (unicorn) ile ilişkilendirdiler. Deniz filosunun tüccarlarının beraberlerinde getirdikleri ve imparatorun ayaklarının önüne serilen hazineler zenginliğin kanıtıydı. Zheng He, bir sonraki seferini doğrudan Doğu Afrika’ya yaptı. Bu seyahat sonunda Somali’den aslan, leopar, devekuşu, zebra gibi egzotik hayvanlar ve Çin atlarından daha atik olduğu anlaşılan Arap atları ile Arap dünyasından aldığı tıbbi tedavi  yönetmlerini de Çin’e götürdü.

Seferlerin Sebep ve Sonuçları

Çinlileri bu deniz seferlerine iten asıl neden ise Moğolların karadan İpek Yolunu Çinlilere kapatmış olmalarıydı. Çinliler bu nedenle su yolarını kullanmakta ustalaşmıştı.

İpek, porselen ve lake kaplı süs eşyalarıyla yüklü Çin gemileri Hindistan sahillerindeki limanları ziyaret ederek, taşıdıkları değerli eşyaları buralarda Arap ve Hint tacirlerle değişip, Çin Kraliyet sarayı tarafından talep edilen fildişi, baharat, ilaç ve incileri alıyorlardı. 

Bu ticaret filolarıyla 1403 den 1433 e kadar yedi sefer yapıldı. Bu ziyaretler sonucunda Taiwan’dan İnra sahillerine kadar birçok yerde Çin İmparatorluğunun denetiminde ticaret noktaları oluşturuldu. Bütün bunlar ilk Avrupalılar Afrika’nın Ümit Burnunu dolaşıp da Hint Okyanusunu keşfetmesinden 83 yıl önce oluyordu. Denizciliğe ait teknolojinin tek lideri ve sayısız başka icadın da sahibi olarak Çinliler etkilerini Hindistan ve Afrika’nın ötesine taşıma konumuna gelmişlerdi. Tarihin dönüm noktalarından birisi burada oluştu. Çin İmparatorları denizciliğe yaptıkları büyük yatırımlarına devam etselerdi, Portekiz, İspanya, Danimarka ve İngiltere yerine dünyayı onlar kolonize edecektiler. Portekizlilerin ve sonrasında İngilizlerin Çin kıyılarında limanlar kurması mümkün olmayacaktı.

 

Özet

Ölene kadar yedi sefere çıkan He, hazine filosunun son yolculuğunda Hürmüz’den dönerken 1433 yılında vefat etmiştir. Her ne kadar Çin'de bir mezarı olsa da bu mezar boştur, diğer ünlü amiraller gibi denize gömülmüştür.

1405 ve 1433 yılları arasında, Ming hükümet yedi deniz seferleri için sponsor oldu. İmparator Yonglo, denizlerde ticareti geliştirmek ve Çin egemenliğini sağlamak için He komutasında ki Çin filolarını kullandığı biliniyor.

Dev bir filoyu kontrol eden Zheng He’nin komutasında 317 gemi ve 28 bin kişilik bir askeri güç bulunuyordu.

500 kadar noktaya gittiği tahmin edilen Zheng He'nin filoları Arabistan , Doğu Afrika , Hindistan , Malay Takımadaları ve Tayland (denilen zaman Siam)’dan Çin için yenilik sayılabilecek devekuşu, zebralar, deve, fildişi ve zürafalar getirmiştir.

Hedeflerine ulaşmak için çok iyi bir diplomasi yürüten Zheng He’ye çağdaşları tarafından “Kaplan gibi” yakıştırması yapılmıştır.

Zheng’nin kendisi ise seyahatleri hakkında şunları yazdı:

Biz 100.000 Li yol aldık (Li= 50.000 kilometre veya 30.000 mil) ve muazzam sularda dalgaların gökyüzüne dağlar gibi yükseldiği anlara şahit olduk. Dev dalgalı okyanusu izledik gözlerinde barbar bir mavilik olan uzaklara yelken açıktık bulutlar ayaklarımızın altında yol oldu. – Bu  tablet Zheng He tarafından Fujian’a 1432’de dikildi.