Peşaverli Abdurrahman

Çanakkale, Yemen, Sina, Balkan Savaşları…

 

Yedi düvelin üzerimize çullandığı o karanlık günlerde Mehmetçiğin yanı başında Pakistanlı Kahramanlar da vardı.
İşte o kahramanlardan biri:
Peşaverli Abdurrahman’dı…

Peşaverli Abdurrahman

 

Bugünkü Pakistan’ın Peşaver şehrinden. Okuduğu kolejde yardım kampanyaları düzenliyor. Meydanlarda anlatıyor. Kalemiyle yazıyor. O’na “Türk Lala” diyor arkadaşları.
Onun gayreti öyle ses getiriyor ki…
Bütün Peşaver toplanıyor meydanlara.
Yardımlar toplanıyor.

Peşaver

Hem Yardımları ulaştırmak hem de cephedeki Mehmetçiğin yaralarını sarmak için şehrin bütün doktorları çıkıyor yola. İstanbul’a doğru. Peşaverli de satıyor ceketini. Yol parası için.
Çanakkale’de bir sahra hastanesi kuruyorlar.

Çanakkale’de Bir Sahra Hastanesi

Peşaverli Abdurrahman Gelibolu da savaşıyor. Üç kez yaralanıyor. Yılmıyor.
Savaş sonrasında Sultan kabul ediyor heyeti sarayında. Sarılıyor her biri ile teker teker. Gözleri yaşlı.
Selam ediyor yardım gönderen analara, yiğitlere.
Gönülden dua ediyor tüm Pakistan’a.

 

Peşaverli Abdurrahmanın Hayatı

 

  Abdurrahman Peşaveri (Abdurrahman Samdani) 1886’da Hindistan’ın Peşaver beldesinde doğmuştur. Günümüzde ise Peşaver, Pakistan sınırları içerisinde yer almaktadır. Babası 1880’de Keşmirden Peşaver’e göç etmiş ‘Gulam Samdani’dir. Abdurrahman Bey’in 12 kardeşi olup hepsi de ilim tahsilini iyi yerlerde yapmıştır. İlk ve Orta eğitimini Peşaverde tamamlamıştır. Liseyi Aligarh Özel İslam Okulu’nda bitirmiştir. Osmanlı tarihini okuyan Peşaveri’nin Türklere olan hayranlıklarından dolayı kardeşleri kendisine ‘Türki Lala’ (Türk Ağabey) diye seslenirlerdi.

 

 

İstanbul’ Destek Çalışmaları

 

     26 Yaşında varlıklı bir ailenin evladı olan Peşaveri yaşadığı dönemde zor zamanlar geçiren Osmanlı Ordusu’na yardım için Hindistan dan Hilal-i Ahmer cemiyeti, bir sağlık heyetini İstanbul’a gönderme kararı aldı. İçinde Müslüman kardeşlerine yardım etme isteği olan Abdurrahman Bey, İstanbul’a gelmenin fırsatını arıyordu. Ailesinin bu isteğini kabul etmeyeceğini bildiği için gizlice heyete dahil olmuş, üzerinde hiç parası olmadığından dolayı elbiselerini ve kitaplarını satıp yolculuk masraflarını karşılayarak yola koyulmuştu.

 

 

İstanbul’ Gelişi ve Mücadelesi

 

     1912’de İstanbul’a gelip Gelibolu da savaşan ve annesinin mektuplarında defalarca geri dönmesi arzusuna karşılık cevap olarak ‘Anadolu işgal altındayken dönmem’ diyen bir kahramandır. Çanakkale Savaşı sırasında hem savaşıp, hem de hasta bakıcılığı yaparak elinden gelen tüm gayreti gösterip ve verilen emirlere itaat etmesiyle her daim onurlu bir savaşçı olmuştur. Üç kez vurulmasına rağmen yaralarının kapanmasını beklemeden tekrar cepheye koşan ve Anadolu’nun maruz kaldığı zulmü, tüm dünyaya duyurmaya çalışan bir vatanseverdir.

      Abdurrahman Peşaveri, cepheye giderek bir yandan hasta bakıcılık yapıyor; diğer yandan da cepheden aldığı haberleri Hindistan’a (bugünkü Pakistan’a) iletiyordu. 26 Mart 1913 tarihli ‘Edirne ellerimizden kayıp gitti.’ Telgrafıyla Hindistanlı Müslümanlar üzülürken 22 Temmuz 1913 tarihli ‘Türk ordusu şükürler olsun. Edirne’yi kurtardı.’ müjdeli telgrafı Hindistan’ı adeta bayram yerine çevirdi.

      Abdurrahman Bey, İstanbul’un İtilaf Devletleri’nce işgal edilmesiyle bir müddet İstanbul’da gizlenmiş olsa da İzmir işgali sonrasında Rauf Bey ile gizlice Bandırma’ya gelmişti. Haziranda Amasya’ya geçerek burada Kuvayı Milliye’nin İngilizce yazışmalarında görev yaptı. AA’nın kuruluş çalışmalarında bizzat bulundu. AA’nın ilk çalışanı olarak kayıtlara geçti.         Peşaverli Abdurrahman Bey’in savaştaki cesurca yardımları dışında ülkeye birçok katkısı ve resmi alanda unvan sahibi olmuştur. Anadolu Ajansı’nın ilk muhabiri olmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk büyükelçisi olmuştur. Savaştan sonra ana vatanına dönmeyip Osmanlı Ordusu’nda subay olarak kalmıştır.

      21 Mayıs 1925 gecesi Beşiktaş dan Nişantaşı’na dönerken meçhul 3 şahıs tarafından tabanca ile ateş edildikten sonra Abdurrahman Bey’in felç olmasına sebep olmuşlardır. Hastaneye yatırıldıktan 40 gün sonra 30 Haziran 1925 de vefat etmiştir. İstanbul Maçka mezarlığına defnedilmiştir. Kadirşinas arkadaşı Esad Fuad Tugay tarafından kendisine mermer bir mezar yaptırıldı.

Peşaverli Abdurrahman’ın Defnedildiği Kabri   

     

 

 

Araştıran: Mehmet YILMAZ    

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

WhatsApp Hemen Sor